Başkasının Kalesini İnşa Etmeyin - Kendi Platformunuzu Sahiplenin, Kendi İşinizi Yönetin

O zaman düşündüm ki:
eğer kendi platformunuzu yönetmiyorsanız, başkalarının imparatorluğunda gönüllü çalışıyorsunuz demektir.Ücretsiz çalışıyorsunuz, onların markasını inşa ediyorsunuz, onlar parayı götürürken. Şimdi hızla ileri sarın, ve aynı durum Airbnb, Amazon, Etsy gibi pazaryerlerinde de geçerli. Elbette, orada satış yapabilirsiniz, belki bir tedarikçi markası oluşturabilirsiniz; ama mesajlaşmanız, izleyiciniz, kaderiniz üzerinde sıfır söz hakkına sahipsiniz. Bir algoritma değişikliği, bir politika değişikliği ve poof—işiniz yanıp kül olabilir. Başka birisinin oyun alanına bütün işinizi bahse koymak kötü bir fikir.
Kendi Platformunuza Neden İhtiyacınız Var (Ya da En Azından Bir Sesiniz Olsun)
Anlayacağınız üzere: kendi platformunuzun—kendi alan adınızın—olması kendi evinize sahip olmak gibidir. Kararları siz verirsiniz; duvarları dilediğiniz gibi boyar, istediğiniz kişileri davet eder ve kimse sizi rastgele bir kural değişikliği nedeniyle dışarı atamaz. Hosting değiştirseniz bile, müşterileriniz sizi hala alan adınızla—markanızla tanır. Bu, basitçe güçtür. Sadece isimsiz bir tedarikçi değil, halkınıza doğrudan hat sahibi saygın bir oyuncusunuz.Ama henüz buna gücünüz yetmiyorsa, en azından bulunduğunuz platformlarda kendinizi tanıtmak için savaşın. Neden? Aksi halde, o alanlara döktüğünüz her ter damlası—her gönderi, her satış—sadece platform sahibi cüzdanını doldurur. Dijital bir kiracı gibisiniz; onların tarlalarında çalışıyorsunuz, hasatı onlar toplarken. Oradaydım, ve inanın bana, berbat bir durum.
"Ücretsiz" Tuzağı ve Pazaryeri Miti
Gerçekleri konuşalım—hiçbir şey bedava değil. Bir platforma zamanınızı, becerilerinizi, çabanızı verdiğinizde, değer katıyorsunuz; onlar bunu bankaya yatırıyorlar, ve kırıntıları ancak size kalıyor. Dev pazaryerleri kurnazdır; sizi "kolay satışlar"la cezbederler, ama her zaman onların kurallarıyla oynarsınız. Amazon algoritma değişiklikleriyle sizi gömer; Etsy aniden ücretleri artırır. Siz bir kiracısınız, patron değilsiniz. Ve kiracılar imparatorluk inşa etmez—kiralarını öderler.Kendi platformunuzu yönetmek bu senaryoyu tersine çevirir. Evin sahibi sizsiniz; geliri siz tutuyorsunuz, atmosferi siz kontrol ediyorsunuz, kitlenizle doğrudan konuşuyorsunuz. Sadece riski önlemekle kalmazsınız (ki bu büyük bir faktördür); uzun vadede kendi lehinize kartları dizersiniz.

Üzerinde Düşünmeniz Gereken Biraz Felsefe
Bu sadece bir iş değil—daha derin bir konu. Hiç duydunuz mu "dijital egemenlik"? Eski okul libertaryen sırlarındaki gibi, hayatınızı, kendi alanınızı yönetme hakkınız var. Alan adınız dijital alanınız—hiç kimse onun üzerinde hüküm süremez. Sonra "dijital feodalizm" var—dramatik geliyorsa da uygun. Platform sahipleri mi? Onlar feodal lordlar; sizse onların mülkünde çalışan kölesiniz. Kendinizi serbest bırakın, alanınızı yönetin, ve sadece hayatta kalmayın—başkaldırın.Ve "platform riski" hakkında düşünün, yatırımda çeşitlendirme gibi. Tüm yumurtalarınızı tek bir sepete koymayın; o sepet düşerse, mahvolursunuz. Kendi platformunuz güvenlik ağınızdır—pazaryerlerini kullanın elbette, ama onların sizi yönetmesine izin vermeyin.
Direksiyonu Ele Geçirin
Peki, ne yapmalı? Kendi alan adınızı alın—bu sizin dijital bayrağınız. Sizi yansıtan bir şey inşa edin, sıradan bir pazaryeri profili değil. Eğer bir başkasının platformunda sıkıştıysanız, orada kendi markanızı tanıtmak için çabalayın; sadece onların ücretsiz işgücü olmayın. Ve eğer yardıma ihtiyacınız varsa, Selldone yanınızda—kendi yerinizi teknolojik baş ağrılar olmadan kurmak için araçlar sağlar.Platform kralları için kaleler inşa etmeye devam etmeyin. Kendi platformunuzu yönetin, işinizi sahiplenin ve ücretsiz çalışmayı bırakın. Markanız buna değer.
Piyasadaki En İyi Teknik Olmayan Çözümle İşinizi Çevrimiçi Hale Getirin.
30-gün para iade garantisi
E-ticaretinizi Oluşturun Şimdi başlayın — ÜcretsizDüşük çevrimiçi satış oranınıza veda edin!